Freitag, 7. August 2009

Yazmak

İnsan niye yazar? Eh herhalde bu soruyu soran ilk kişi ben değilimdir. (Kim acaba ilk kişi, duvara öküz çizen adamın arkasında durup, ne yapıyor yahu bu herif diyen adamın tekidir muhtemelen, öyle de geçmişi olmalı bu felsefi tartışmanın, tabii o zamanki felsefe düzeyi ne idi bilemiyoruz.)
Ama hiç kapsamlı bir açıklamasını yapmaya çalışmışlığım yok. Konuyu dağıtmayacağım, yazmak derken bilimsel yazı, makale v.s. den bahsetmiyorum. Tam böyle bir şeyden bahsediyorum, şu an yaptığımdan, doyurucu bir cevap bulabilirsem, gönder butonuna basacağım, (bir yazıyı yayınlama işi ne kadar da değişmiş değil mi?(Sanki 50 senelik gazeteci gibi söyledim) .

Sıkıntı? İçini dökmek? Duygu paylaşmak? (nasıl oluyorsa, yani paylaşılabilir bir şey mi ki duygu dediğimiz şey, aslında ben aşağı-yukarı, tanımlayabildiğimiz duyguların, aynı şekilde hissedildiğine inanıyorum, kanıtlaması zor da olsa, yani kimse çıkıp "mutluyum" dediğinizde, o ne ki, nasıl bir şey demiyor, bu inancımın temelinde biraz da evrimsel-biyolojik( son zamanlardaki favori görüşüm, yani tamam 200 senedir popüler bir görüş olabilir de benim her türlü olaya böyle bakma huyu geliştirmem son zamanlarda oldu, misal, ev hayvanınızla ilişkinizden, kız arkadaşınızı mutlu etme isteğinize kadar, her şey net bir şekilde bu temel üzerinde yürüyor gibi , olayların, insan gibi kompleks bir canlının sosyal hayatında iyice karmaşıklaşması bu gerçeği değiştirmez gibi geliyor bana.) bakış yatıyor.)